Son Dakika Haberleri, Spor Haberleri, Siyaset Haberleri, Magazin, Astroloji, Cinsellik, Moda ve Aşk'a Dair Herşey - HaberAl.Tv
Hoşgeldiniz
Giriş / Kayıt Ol

Tarih - Coğrafya


Tarih - Coğrafya

  • Hakasya Cumhuriyeti / Hakas Türkleri - Tuva ve Hakas Türkçesi / Türk Lehçeleri - Müziği

     

    1989 nüfus sayımına göre nüfusları Hakasların Kırgız ve Sagay gibi iki mühim kolu içerir. Çin kaynaklarında bu Kırgız boyuna “ Heges ” dendiği için aydınlar kendi ülkelerinde Hakas adını vermişlerdir.

    Meşhur müsteşrik Katanov, etnograflar Maynagaşov ve Kızlasovta Hakas asıllıdırlar. Bunlardan Katanov'un kütüphanesi Türkiye'ye getirilerek Türkiyat enstitüsünün temelini yönlendiriliyor. Hakasça, Uygur şivesine yakındır. Hakas halk edebiyatının ürünleri Kastren, Radloff ve Katanov tarafından toplandı. Bugünkü günde yazı diline sahip olan Hakasların dil ve edebiyat enstitüleri mevcut.

    Hakasların topluca yaşadıkları Hakas Cumhuriyeti batıda Kemerovsk Oblastı, güneybatı ve güneyde Altay Muhtar Bölgesi ve Tuva ile sınırdaştır. Ülkenin 2/3 dağlıktır. Bu ülkede yüzölçümü 64.400 km2 olup, Abakan'ın dışında Minusinsk adında bir merkezi daha bulunmaktadır.

    nüfus

     

    1989 BDT'de 81.428 nüfus sayımına göre 81.428 Hakas mevcuttu. Yoğun olarak (% 77,2) Hakas Cumhuriyet'inde yaşarlar. Ancak Tablo 20'den de görüleceği gelecek burada da ufak bir azınlık durumdadırlar.

    Hakaslar bölgesindeindeki% 2'lik (veya 12.568 kişi) diğer Türk boylarına mensup olanlar da dahil etkili bir topluluk olmaktan uzaktırlar. Bölge merkezinde bir Rus merkezi merkezi görünümündedir. 16.379 Hakas, Rusya Federasyonu'nun bulunduğu Hakas Cumhuriyeti'ne komşu olan bölgeelerine yerleşmişlerdir.

    Hakaslar eskiden göçebe olan Sibiryalı bir Türk halkıdır. Ama günümüzde bölge nüfusunun yaklaşık% 80'ini Ruslar tarihinde. Toplam nüfusu 498.384 olan Hakas Muhtar Bölgesi nüfusunun ancak% 11.1'i Hakas'tır. 1989 nüfus sayımına göre nüfusları 110.000 olan Hakas'lar mevcut Krasnoyarsk Krayı'na bağlı olan Hakas Muhtar Bölgesinde yaşıyorsanızlar. Hakasların Kırgız ve Sagay diye iki kolu bulunur.

    2009 yılı ayarları göre Hakas Cumhuriyetinin nüfusu - 538 054 kişidir. , Ülke yüzölçümünün kilometre karesine - 8,7 kişi. / Km² iken, nüfusun -% 71,1 kadarı şehirde yaşanıyor. 2002 nüfus sayımlarına göre Hakas cumhuriyetinin etnik nüfus dağılımı şu şekilde belirtildi.

    gelenekleri

     

    Altay Türklerine benzerler. Erkek elbiseleri Ruslarınki gibidir. Kadınlarınki daha farklıdır. Saçlarına süs esyaları takarlar. Genç kızların yörüklerinde gibi 15-20 örgülü belikleri vardır. Evlenmelerde kız beğenme, kız isteme, düğün ve düğün ziyaretleri merasimleri vardır.

    Kalın (gelin) kaçırma ve orada kız tarafına " kalın ödeme " adeti vardır. Evli kalan kocalarını terketmesi halinde " kalın " erkek tarafına geri ödenir. Doğan çocuklara eski adetlere göre ad verilir. Çocuklar altı aylık iken resmi olarak hristiyan gözüktükleri için vaftiz edilirler ve bir hristiyan adı alırlar; ancak bu ad günlük yaşamda kullanılmaz. Şaman dininin kurallarına göre hareket ederler.

    Tahta sandıklara kot pantolonlarını Ölülerine elbise giydirip mezara atının eğeri ile birlikte kurganlara gömerler. Gömülmeden sonraki üç, yirmi, kırk ve yüzüncü günlerde çeşitli törenler yapılır ve yemek verilir. Kırkıncı gün töreninde ölenin atı kesilir, eti yenir; atın başı bir mızrak uçunda mezarın başına dikilir.

    Ekonomi

     

    Hakas Muhtar Bölgesi'nde, ekonomik kaynaklardan kömür, demir, altın, mermer vb. sanayi hammaddesi zengindir. Ayrıca kereste işletme sanayii geliştirildi. Ekonomi tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. Bitki üretimi de yeterli üretimdir. Koyun ve Keçi besiciliği hala önemli bir ekonomik etkinliktir.

    Son geçmiş alçak kesimlerde arıtma sistemi otlaklarda beslenen hayvanların temizlenmesi, ekili arazilerin yüzölçümünü ve buğdayı, yulaf, darı ve patates olmak üzere tarımsal üretimi arttırıldı. Rusların bulunduğu bölgedeki yerleşimini de etkili olan bakır madenciliği 18. yy'dan beri önemini korumaktadır. Abaza ve Teya'da zengin demir cevherleri; yukarı Çulım'da altın, Çemogorsk'ta kömür, Aksiz'de barit çıkartılmıştır. Bölgede bulunan bakırtungsten yatakları da vardır.

    Ormanlar önemli kereste kaynağıdır. 1980′lerin başında Yenisey Irmağı'nda Sayanagorsk'ta yapılan 6.400 megavat santral hidroelektrik santralinden Minusinsk Havzasında sanayi için gerekli enerji yönetim sistemi planlanmış ve elektrik enerjisi ihtiyacını yapabiliyor.

    Tarihi

     

    Hakaslar, Türk boyu olup Güney Doğu Sibirya'da yaşamaktadırlar. 1800'lü Hakaslar Rus İmparatorluğu'na katılmış, 1930 da özerk bölge statüsüne kavuşmuşlardır. Hakaslar eski şamanizm inancına sahiptirler. Hakasların iki bin yılı aşan tarihini bir Kırgız grubu olmuşlardır.

    Tanrı Dağı Kırgızlarının dünyaca ünlü destanları Manas da bu tarihi olaydan bahsetmektedir. Manas Destanı'nın anlattığına göre Tanrı Dağı Kırgızları Yenisey konumuinden bugünkü vatanlarına manas 9. yüzyıl Çin kaynakları Kırgızlardan " Heges " veya " KieKiaSe " adıyla bahsetmektedir. Yenisey Kırgızlarının ayrı bir kimlik benimsemesini ve Hakas adını kabullenmeleri sonucunu doğurmuştur.

    Coğrafyası

     

    Yüzölçümü 61.900 km² dir. Yenisey Irmağının yukarı kesimindeki geniş Minusinsk Havzasının batı yarısında yer alıyor. Yenisey Irmağının kollarından, Abakan Irmağı'nda ortasından geçer. Irmak vadisinin güneyinde, Karagoş Dağında 2.930 m'ye kadar yükselen Batı Sayan Dağları bulunur. Kuzeyindeki Akaban ve Kuznetsk Alatau Dağlarının en yükseknoktasıyla 2.178 m yüksekliğindeki Verhni Zub'dur.

    Kapalı havuzda kurak ve sert bir kara iklimi egemendir. Alçak kesimler bozkırlar ve ormanlık alanlarla kaplıdır. Ama 1954'ten sonra özelliklede bakir ve boş topraklanndaki tarıma açıldı. Dağlar çam, köknar ve ladin ormanlarıyla kaplıdır.

    Tuva ve Hakas Türkçesi / Türk Lehçeleri

    Tuvalar ve Tuvaca

    tuvaca

    Rusya Federasyonuna bağlı özerk cumhuriyetlerden biri olan Tuva, adını eski Çin kaynaklarında geçen T'o-pa adından alıyor. Hun, Göktürk, Uygur, Kırgız, Moğol, Çin egemenlikleri alanında yaşayan Tuvalar 1921'de 1921'de Tannu-Tuva adıyla bağımsız bir kuruşlarsa kurbanlarsa da 1944'te Rusya'nın ilhaklarında. Başkenti Kızıl'dır.

    Sovyet Devrimi'nden sonra yazı dili olan Tuvaca 1930-1943 arasında Latin alfabesiyle yazılmış, 1943'ten beri de Kiril asıllı bir alfabe ile yazılmıştır.

    Tuvaca konuşurların büyüklüğünü Tuva Özerk Cumhuriyeti'nde yapabiliyor. 1989 sayımına göre eski Sovyetler Birliği içinde Tuvaca konuşanların toplam sayısı 207 bin, 1998'de göre ise Tuva Özerk Cumhuriyeti'ndeki Tuvaca konuşur sayısı 206.900'dür. Ayrıca Kuzey Moğolistan'da, Burki Özerk Cumhuriyeti'nde ve Çin'in Sinkiang Uygur'daki Özerk Bölgesi'nde de küçük Tuva birliklerinde vardır.

     Tuvacanın ayırıcı ses özelliklerinden biri Eski Türkçe sözcü ve söz sonu d ünsüzünün iki ünlü alanı bulunan alan / 'ye değişmesidir: adak “ayak” = Tuvaca adak, torf- = Tuvaca tot- vb. F-'ye değişmesidir: yıl> çıl, yer> çer vb.

    Tofalar ve Tofaca Yakın zamanlara kadar Karagasça adıyla bilinen ve Tuvacaya çok yakın olan Tofaca veya Tofalarca 1986'da yazı dili haline geldi.
    Eski Sovyetler Birliği’nin sayıca en küçük Türk topluluklarından biri olan Tofalar, Sayan dağlarının kuzey yamaçlarında, Uda ve Biryusa ırmaklarının yukarı havzalarında otururkenlar ve 1989’da sıralanacak 731

    Tofacada çok kirlenmiş harfleriyle yazılan Moğolca sözcük vardır.

    Hakaslar ve Hakasça

    hakasçaÇoğunluğu Rusya Federasyonu'na bağlı Hakas Özerk Cumhuriyeti'nde yaşayan Hakaslar da Tuvalar gibi Milat sıralarından başlayarak farklı güçlerin egemen yaşam yaşamış, 1727 ise Rusya'nın hakimiyetine girmişlerdir. Statüsü 1923'te özerk bölge, 1930'da ise özerk cumhuriyet olarak burada. Hakas adı, Kırgız kelimesi Çincedeki Heges biçiminden gelir.

    Sagas, Beltir, Kaça, Koybal, Kızıl ve Şor ağızlarının ortak yazı dilidir. Hakasça konuşur sayısı 1989, 81.428'dir; 2000 yılında 96 bine ulaşğı sanıyor.

    İlk Hakas alfabesi 1926'da Kiril harfleriyle düzenlenmişse de Hakasça 1929-39'da arada Latin harfleriyle yazılmıştır. 1939'dan başlayarak yeniden Kiril harflerine geçildi.

    Hakasçanın ayırıcı özelliklerinin geçmişi Eski Türkçe sözcü ve söz sonu d sesinin z'ye değişmesi gelir: adak> azah “ayak” vb. Bir diğer ayırıcı özelliği söz başındaki y-sesinin, Tuvacada olduğu gibi, ç-'ye değişmesidir: yadag> çazağ “yaya”, yıl> çıl vb.

     

    Tuva Türkleri'nin Müziği

    tuva türkleri müzikTuva Müzik Grubu'nun hazırlandığı müzikler, tümüyle ilgi gördü. Özellikle Avrupa ve Amerika'da Tuva müziğine ilgi duyan çok kişi biri var. Bu konuda ne yazık ki biz yine geç kaldık. Öz değerlerimizi yine bizden önce Batı keşfetti ve sonra Türkiye'de de Tuva müziğine olan ilgi artmaya başladı.

    Tuva Türkleri, bugün Moğolistan'ın ülkelerini Rusya'ya bağlı bir özerk cumhuriyette yaşıyorlar. Son nüfus sayımına göre, bugün Tuva Cumhuriyeti'nde 300.000′e yakın Tuva Türk'ü yaşıyor. Tuva Türkleri'nin en güzel özelliği, ana yurdumuzun yaşında yaşayıp, binlerce yıldırsınız, kültürlerinden kopmamış olmalarıdır. Soydaşlarımız, uzun yıl Çin'in ve Sovyet Rusyası'nın yaşadığı yer tuvaleti soydaşlarımız, binlerce yıl önceki türk kültürünü ve inancını bugüne kadar yaşatmayı başarabilmişlerdir.

    Tuva Türkleri'nin halihazırda Şamanist olduğu için, ezgilerinde ritmik ögeler hemen göze çarpıyor. Atalarımızın dinini yaşatan Tuva Türkleri, bu inancın da etkisinin farklı giyiniş biçimlerini benimsemişler. Yaşamlarında at, kurt ve kartal gibi hayvanların, bizde olduğu gibi önemli bir yeri var. Türk dünyasının inanıyorum. ancak Tuvalılar'da bu en üst düzeye çıkmış haldedır. Çalgıların tepelerinde figürleri var ve hatta bu çalgıların telleri / yayları bile kılından yapıyor. Üzerinde müzikte atların yürüyüş tempolarına özgü sesleri işitmek mümkündür. Başında doğup, başında ölme düşüncesini yaşatırmışçasına, yaşamlarında bu hayvanlara çok büyük yer ayırmış durumdalar. Bunun için Türk kültürüne, töresine, benzersizlerine ait ögeyi, Tuva müziklerinde görebilmemiz mümkün.

    Atıştırılmış özel bir türkü olan " Ezir Kara " yı aşağıdan dinlenmesi .

     

     Tuva müziği, ilk dinleyişte çok ilginç geliyor; saran muhteşem bir ezgi, aynı zamanda insanı hayrete düşürüyor. Çünkü Tuvalılar, doğa ve hayvan seslerinin çoğunu müzik aletleriyle değil, gırtlaklarının gücüyle çıkarıyorlar. Geleneksel Türk müziğine özgü çalgılardan oluşuyor. Tuva müzedeki gırtlağın çok büyük önem var. Şaman törenlerinde kamların dualarını söyleyerek söylediklerinden ezgilere benzeyen ilginç seslerini açmak, çok zor olsa gerek.

    Türksoy'un ve Tika'nın çalışmalarıyla Türkiye'ye Tuva Müzik Grubu'nun seslendirdiği muhteşem türküler getirildi, TRT'nin Gönül Bağı adlı programında izleyicilere sunulmuştu.

    Tanrı TÜRK'ü korusun!

    Orkun KUTLU

    Devamı.. »
  • Karaçay Cumhuriyeti / Karaçay Türkleri

     

    1943’te Kırım Tatarları, Çeçen-İnguşlar gibi sürgüne uğrayan Karaçay-Balkarlar, Çeçen-İnguşlarla birlikte aklanarak 1957’den sonra tekrar eski yurtlarına dönebildiler. Tabii ki bu sürgün onların sayıca bir hayli eksilmesine neden olmuştu. Karaçaylarla Balkarlar ortak dil kullandıkları halde ortak bir idarî bölgeyi paylaşamamaktadırlar. Karaçaylar, Stavropol krayına bağlı Karaçay-Çerkez Muhtar Oblastı’na, Balkarlar ise RSFSC’ye dahil Kabardin-Balkar MSSC’ye dahil edilmişlerdi.

    Karaçaylar 1989 nüfus sayımına göre 156.140 nüfusa sahip olup, %80’den fazlası (180.000) Karaçay-Çerkez Cumhuriyeti’nde yaşamaktadır. Bu merkezi Kuzeydoğu Kafkasya’daki Karaçaylar bilhassa Kuban nehri yakınlarında Uçkulan, Teberde ve Zelençuk mevkilerinde yoğun halde bulunmaktadırlar. Menşe itibarı ile Kumanlardan geldikleri iddia edilmektedir. 1920-1924 yıllarında Arap harfleri kullanan Karaçay-Balkarlar 1924 ile 1936 yıllarında Latin, daha sonra ise Kril harflerini kullanmaya başladılar. Bu Kril harfleri de 1961 ve 1964’te olmak üzere iki defa ufak değişikliklere maruz kalmıştır.

    Karaçay-Çerkez Cumhuriyeti’nin yüzölçümü 14.100 km. kare olup, toplam nüfusu 430 bindir. Karaçayların bu Cumhuriyette nüfusları %30’un biraz üstündedir.

    Tarih

     

    1829-1838 yılları arasında Rus istilasına uğramıştır. Karaçayca ile Balkarca ortak bir edebiyat dili kullanır, bu dile Karaçay-Balkarca da denir. Ruslar, 1830'dan sonra, özellikle 1860'larda yoğunlaşmak üzere bölgeyi kolonize etmişlerdir. Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti'nin güneyi dağlık, güzel manzaralı, mineral suları ve küçük gölleri bulunan turistik bir yöredir. Kuzeye doğru akan ırmakların dar ve uzun vadilerinde sulama ile yoğun (intansif) tarım yapılır. Bu vadilerde 3–5 km aralıklarla köyler sıralanır. Küçük ve büyükbaş hayvancılık ve arıcılık önemlidir. Karaçaylar geleneklerine daha fazla bağlıdırlar.

    12 Ocak 1922'de Rus Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti'ne bağlı "Karaçay-Çerkes Özerk Oblastı" (K-ÇÖO ya da kısaca "Karaçay-Çerkesya") adıyla kuruldu. Oblast, 26 Nisan 1926'da merkezi Karaçayevsk kenti olan "Karaçay Özerk Oblastı" (KÖO) ve merkezi Çerkessk olan "Çerkes Ulusal Okrugu" (ÇUO) biçiminde ikiye ayrıldı. ÇUO, 30 Nisan 1928'de "Çerkes Özerk Oblastı" (ÇÖO) adını aldı.

    Çoğunca güneydeki dağlık kesim vadilerinde yaşayan Karaçaylar, İkinci Dünya Savaşı'nda, düşman Alman işgalcilerle işbirliği yaptıkları gerekçesiyle 1943'te Kazakistan'a sürüldüler, ayrıca Balkarlar, İnguşlar, Çeçenler, Ahıska Türkleri, Kırım Tatarları, ve Kalmıklar da Kalmıkya'dan aynı gerekçelerle Kazakistan ve Kırgızistan gibi uzak yerlere sürüldüler ve özerk yönetimleri de kaldırıldı. Karaçay ve Balkarların ayrıldığı toprakların bir bölümü Gürcistan'a bağlandı ve buralara Svanlar yerleştirildi.

    Bu halklara 1956 yılında, Sovyet üst yönetimince alınan bir karar gereğince hakları geri verildi, 1957 yılında da eski özerk yönetimleri yeniden oluşturularak, sürgündekiler eski topraklarına geri getirildiler. Eski Karaçay toprakları ,mevcut Çerkes Özerk Oblastı ile birleştirilerek, 1926 öncesinde olduğu gibi yeniden bir Karaçay-Çerkes Özerk Oblası oluşturuldu. Svanlar ise getirildikleri Gürcistan'a geri gönderildiler. 1957 sonrasında Karaçaylar, eski yerleri dışında, Çerkessk kentine, Adıge, Rus ve Abaza yerleşmeleri ile bu yerlerin çevrelerine de yerleştirildiler.

    Coğrafya

     

    Bölgede 130 adet göl vardır. Bölgenin en yüksek dağı Elbruz, eğer Kafkaslar Avrupa'nın sınırı olarak kabul edilirse, Avrupa'nın en yüksek dağıdır. Aynı zamanda Avrupa'nın da en yüksek dağdır. Cumhuriyette altın, kömür ve kil yatakları işlenmektedir. Ocak ayında sıcaklık ortalaması -3.2 °C,Temmuz ortalamaı da +20.6 °C'dir.Karaçay rayonundaki Biyçe Sın önemli yaylalardandır.Bir tuz gölü de vardır.

    Ekonomi

     

    Karaçayların en büyük ekonomik kaynakları hayvancılıktır. Karaçay koyunu, Karaçay atı ve Karaçay köpeği dünyaca ünlüdür. Ülkede dağ turizmi, sağlık turizmi, av turizmi için olağanüstü güzel yerler vardır. Ayrıca Rusya Federasyonu’nun ikinci büyük çimento merkezidir. Bunun yanısıra makine, elektronik saat fabrikası, yakut, kimya, uranyum madeni, altın, taşkömürü işletmeleri ekonominin yoğunlaştığı alanlardır. Ayrıca 100′den fazla mineral suyu kaynağı vardır. Sanayii esas itibariyle Çerkesk şehrindedir.

    Eğitim

     

    Karaçay-Çerkesk’te 231 ortaokul, 34 teknikum, 1 üniversite vardır. Yılda yaklaşık 79 bin öğrenci ortaokulda, 5100 öğrenci teknikumlarda ve 4100 öğrenci de üniversitede okumaktadır. Anadil ile eğitim yapılmaktadır. Her dört kişiden biri Yükseköğrenime devam etmektedir. Bölgede okuma-yazma oranı en yüksek ülkedir.

    Devamı.. »
RSS
Loading...
loading...
loading...

istanbul escorts

altyazılı porno

istanbul escort

porno izle

istanbul escort

beylikdüzü escort halkalı escort maltepe escort şişli escort mecidiyeköy escort ataköy escort